 |
| Büyük Buhranda 4 Çocuğunu Satışa Çıkaran Bir Anne |
Amerika’da bir okulda 5. Sınıf öğretmeni, zayıf, yırtık pırtık ama temiz giyimli kız öğrencisi ile konuşuyor. “Solgun görünüyorsun eve gidip bir şeyler yiyip dinlenmen gerekiyor” Kız öğrenci cevaplar “Gidemem Bayan Jones, Bu gün yemek yeme sırası kız kardeşimde”. Şikago’daki polis memuru o gün de buz gibi bir sabaha uyanmış işine gitmektedir. Apartmanın girişinde yaşlı bir adamın girişte oturduğunu görür. Adama seslenerek uyanmasını söyler ama bir cevap alamaz, biraz daha yaklaşıp adama bakınca adamın ölmüş olduğunu fark eder. Bu adam polis memurunun o hafta bulduğu beşinci cesettir. Bu olaylar o yılları yaşayan bir Amerikalı’nın anılarından sadece bir kaçıdır. Hayal etmesi güç gelebilir ama 1929’da Büyük Buhran yıllarında binlerce Amerikalı karton barakalarda, drenaj borularında, çadırlarda, saçak altında yaşamak zorunda kalırlar. Bu kadarla da kalmaz o yıllarda piyasadaki para bir anda yok olduğu için insanlar ihtiyaçlarını karşılamada takas yoluna giderek bir nevi değiş-tokuş ekonomisine geri dönerler. Aslında ABD’de 24 Ekim 1929 Perşembe günü borsanın dibe vurması ve ABD’nin ekonmisinin iflası ile sonuçlanan ve “Kara Perşembe” olarak da adlandırılan “Büyük Buhran” sadece ABD’yi değil tüm dünyayı etkiler. Nasıl mı? ABD’nin dünyanın kreditörüdür. Yani Avrupa devletleri savaş boyunca ABD’ye borçlanmışlardı. Bu süreç savaş sonrasında da devam etmiş Avrupa’daki devletler savaşta yıkılan iş yerleri, fabrikaları onarmak ekonomilerini yeniden canlandırabilmek için, ABD’den kredi almışlardı. Nitekim I Dünya Savaşı başlamadan önce 1914’te ABD’nin Avrupa’ya 6 milyar dolar borcu varken, dört yıl sonra yani 1918’de Avrupa devletlerinin ABD’ye borcu 16 milyar doların üstündeydi. 1929’daki ekonominin çöküşü ile birlikte ABD’nin daha fazla borç verememesi hatta var olan borçların ödenmesini istemesi üzerine kriz diğer ülkelere de yayıldı.
 |
| Dünyanın en yüksek standartlı ülkesi ABD yazan bir afişin önünde işsizlerin kuyruğu. |
1929 ekonomik bunalımı abd'de new york borsası'nın çöküşüyle başlamış ardından tüm dünyaya yayılmış küresel bir krizdir. büyük buhran adıyla anılan bunalım abd'de başlamış oluşuna karışılık almanya'da abd'de olduğundan daha şiddetli yaşanmıştır. bunda almanya'nın ödemekte gitgide daha da zorlandığı savaş tazminatlarının etkisi büyüktür. bu da ileride aşırı sağın lideri adolf hitler'in iktidara gelişini sağlamıştır.
büyük buhran'la beraber işsizlik abd'de %25 seviyesine kadar yükselmiş, üretim azalmış, ülkeler arası dış ticaret zarar görmüş ve dünya ekonomisi resesyona girmiştir. abd'de 4000'e yakın bankanın iflas etmiş olması krizin ekonomik boyutunu ifşa eden önemli verilerden biridir. dünyada nefret, sefalet, intihar gibi olumsuz kavramlarda gözle görülür bir biçimde artış gözlendi.
işsizliğin ve yoksulluğun artmasıyla john steinbeck'in gazap üzümleri adlı eserinde de belirttiği gibi büyük şirketler ve sermaye sahipleri gücüne güç katarken küçük çiftçiler, şirketler yok oldu bu durum abd'de yoğun bir biçimde yaşandı. küçük sermaye sahibi çiftçi ve şirketlerin daha büyük şirketler tarafından çok ucuz fiyatlara satın alınması ileride ilk olarak abd'de oluşan çokuluslu şirketlere zemin hazırladı.
işsizlik, yoksulluk ve nefretin yaygınlaşması abd'de liberalizm'e duyulan güveni sartstı. kriz sırasında göreve gelen başkan franklin roosevelt'de büyük buhran'ın önüne geçebilmek için bazı kamulaştırma önlemleri aldı bu önlemleri new deal adıyla anılmaktadır.
büyük buhran sırasında halk arasında ticarette barter sistemine geçiş ticaretin birkaç yüzyıl geriye gitmesine neden oldu.
evlerini terkeden insanlar karavan kentleri oluşturdu. oluşan bu karavan kentler abd'de yönetime, elitlere duyulan nefretin merkeziydi.
büyük buhran sanat alanında da etkisini gösterdi. dönemin sanat eserlerinde adeta yoksulluğun, nefretin, sınıf farklılığının kokusunu alabilirsiniz. brother can you spare a dime, the grapes of wrath bu eserlere örnektir.
büyük buhran'ın sonucu olarak oluşan nefrete artan gangster faaliyetleri örnek gösterilebilir. al capone, john dillinger gibi meşhur gangsterler bu dönemde faaliyet gösterdi. banka soyan suçlulara halktan hiçbir tepkinin gelmemesi halkın bankalara karşı duyduğu nefretin en somut göstergesiydi.
Yorumlar
Yorum Gönder