deneme 33
"Platon'un ölümünden sonra Akademi'nin başına kız kardeşinin oğlu geçmiş ve Platon'un düşüncelerinin yerleşmesi ve gelenekselleşmesi için uğraşmıştır. Akademi uzun bir süre seçkin yöneticilerin yönetiminde ve denetiminde, seçkin öğrenciler yetiştirmiş ve 6. yüzyılın başlarında bir Pagan okulu olduğu gerekçesiyle Bizans İmparatoru Justinianus tarafından kapatılmıştır. Hıristiyanların tehditlerinden kaçan öğretmenlerden ve öğrencilerden bazıları, Sasani Kralı Anuşirvan'ın (MS 531-579) Cundişapur'da kurmuş olduğu tıp okuluna sığınmışlardır. Bu, uygarlık tarihi açısından çok önemli bir gelişmedir; çünkü buraya yerleşen Yunan filozofları ve hekimleri, birkaç yüzyıl sonra İslam Dünyası'nda yeşerecek olan bilim ağacının tohumlarını atacak ve böylece bilim ve felsefe Atina'dan Bağdad'a taşınacaktır (Demir 2018; 52).
"Batı'dan gelen etki nisbeten daha geç tarihli ise de, daha yoğun olmuştur. İskenderiye kurulduğu tarihten itibaren kültür merkezi olmuş ve bu konumunu İslam Dünyası'nda da korumuştur. Ayrıca, dini görüş ayrılıkları nedeniyle Bizans'tan kaçıp, İran'a sığınmış ve orada kültür merkezleri (Cundişapur gibi) meydana getirmiş olari düşünür ve bilim adamlarının da İslam Dünyası'ndaki ilk kültürel faaliyetlerin gelişmesinde önemli rolleri olmuştur. Onların Yunanca bilmeleri birçok klasik bilim ve düşün eserinin Arapça'ya kazandırılmasını sağlamıştır. Bunlar arasında Platon, Aristoteles, Eukleides, Arclıimedes, Batlamyus ve Galenos gibi Yunan kültürünün belli başlı temsilcilerinin eserlerine rastlamak mümkündür ( Demir 2018; 123).
1933 yazında 150'den fazla Türkiyeli üniversite hocası süresiz olarak işten çıkarıldı. Üstelik bu bilim insanlarının hepsi Kemalist tarihçilerin anlattığı gibi "iflah olmaz gericiler" de değildi. İşten çıkarılanların arasında 1933 yılına kadar Doğu Halklarının Eski Tarihi kürsüsü başkanlığı yapmış ve yeni üniversitede kendisine kadro verilmemiş Yahudi asıllı Avram Galante gibi Türkiye'nin çok tanınmış bir tarihçisi de bulunuyordu.(151) Türkiye'nin tanınmış hukukçularından ve Türkiye Yahudi cemaatinin sözcülerinden olan Mişon Ventura ise kısa bir süreliğine İstanbul Üniversitesi'ne kabul edildi, ama Ekim 1934'te vergi borcu olduğu bahanesiyle görev yaptığı Roma Hukuku kürsüsünden uzaklaştırıldı.(152)
(151) Baltacıoglu 2007-b, s. 40; burada yeni üniversiteye kabul edilmeyen profesörlerin bir listesi vardır; Seufert de Mete Tunçay'ın ve Haldun Özen'in çalışmalarına dayanarak, işten uzaklaştırılan profesörlerin çoğunun Avrupa'da eğitim aldığını ve uluslararası tanınmışlığa sahip olduğunu aktarmaktadır (Seufert 2008, s. 170). (152) Ventura 1942 yılında boş yere bir kez daha iş başvurusunda bulunur. 1943'te Varlık Vergisi kapsamında zorunlu çalışmaya tabi tutulmak üzere Aşkale'ye gönderilir. Başka pek çok tanınmış Yahudi hukukçu gibi, 1924 yılında kabul edilen Avukatlık Kanunu nedeniyle, Ventura'nın da aynı yıldan itibaren avukatlık yapması yasaklanmıştı. Ventura'ya dair ayrıntılı bilgi için: Bali 2004-a, s. 187-220.
"Mitolojinin yüce konusu bir serüvenin ıstırabı değil, gizli olanın keşfidir; ölüm değil, diriliştir.
"Kaplumbağanın, sırtındaki kabuğundan kaçmak için koşması ve kaçması ne kadar abes ise bir bireyin içindeki bunaltı ve sıkıntıdan kaçması da o kadar abestir. Bunaltı ve sıkıntıyı halledebilmesi için farkındalığının artması gerekir. Aksi takdirde kaplumbağanın yaptığı şeyin aynısını yapar, yani hastalığını her yere taşır.
"Doğu Cephesi’ndeki karışıklıkları yatıştıran ve sınırlarımızı berkiten antlaşmalar hiç şüphesiz ki Kâzım Karabekir Paşa ve onun başında bulunduğu 15’inci Kolordu sayesinde kazanılmıştı. Yine Karabekir Paşa bu dönemde Kurtuluş Savaşımızı başlatan Mustafa Kemal Paşa’nın baş destekçisi olmuştur. Erzurum Kongresi öncesi tutuklanması emri gelen ve artık müstafi bir asker olan Mustafa Kemal Paşa’ya bizzat giderek, “Paşam, ben ve kolordum emrindeyiz.” demesi Türk direniş tarihinin dönüm noktasıdır, denebilir.
"Onaylanmak, bazı insanlar için niçin çok önemlidir?
Çocuğun bağımsızlık arayışı, birtakım girişim ve kararları aile tarafından ketlenirse çocuk yaptığı eylemlerden hep kuşku duyar. Daha sonraki hayatında bu kuşkunun izlerini hep görürüz. Bağımsız olarak verdiği her karardan kuşku duyarak başkalarından onay alma ihtiyacı hisseden bireyler görürüz. Veya bu dönemde çocuğun ortaya koyduğu bağımsız eylemler ve acemi teşebbüsler aile tarafından alay konusu edilirse çocuk, içinde utanç çekirdeğini geliştirir. Daha sonraki dönemlerde toplum içerisindeki yapacağı her eylemden sonra alay edileceği endişesi duyan utanç çekirdekli bir kimlik meydana getirir.
"Çok çalışmanız sadece belli bir hedefe odaklı olduğunda, siz onu elde ettikten sonra geriye sizi ileri itecek ne kalır? Pek çok insanın bir hedefe ulaştıktan sonra eski alışkanlıklarına dönmesi bu yüzdendir.
Hedef belirlemenin amacı oyunu kazanmaktır. Sistem inşa etmenin amacı ise oyunu oynamaya devam etmektir. Gerçek uzun vadeli düşünme tarzı, hedefsiz düşünmektir. Mesele tek bir başarıdan ibaret değildir. Sonsuz iyileştirme ve sürekli ilerleme döngüsüdür.
Tanzimat’ın ilânını bunca sene Abdülmecid’le özdeşleştiriyoruz ancak Tanzimat Fermanı’nın ilânı, 16 yaşındaki Abdülmecid’in tahta çıkmasından sadece 4 ay sonra.
Abdülmecid’in babasının izinden gitmiş olması tabii ki çok önemli ancak Türk modernleşmesini Abdülmecid’de değil, II. Mahmud’da aramak lâzım bence. Halk arasında “gâvur padişah” olarak anılmak kolay bir yük değil.
Bardakçı da boşuna Atatürk için “II. Mahmud’un tamamlayıcısı” dememiş demek ki
#AtatürküSevmiyorum diye başlık açmışlar. İskilipli Atıf da sevmezdi, Mustafa Sabri de. Damat Ferit, Said Molla, Şeyh Said, Ali Kemal, Pontusçu Rumlar, Komitacı Ermeniler de sevmezlerdi ve hepsi Atatürk'e karşı yaptıkları savaşı kaybettiler. Siz de kaybedeceksiniz!
şöyle ki gönül isterdi türk milleti kendi rönesansını başlatsaydı ve kendi geleneği kültürüyle çelişmeyecek şekilde bilim üretmeyi, dünyayla rekabet edebilmeyi öğrenseydi. Malesef böyle olmadı. O yüzden Atatürk'ün dışarıdan ideoloji ithal etmesini mantıklı buluyorum.
Atatürk
ÜRETEN, LAIK, ATATÜRKÇÜ VE MÜLTECİSİZ BIR TÜRKİYE isterim
Üstat Atatürkçülük - Kemalizm arasındaki fark nedir?
kemalizm atatürkçülüğün din haline getirilmiş versiyonu ilerlemeci olması gerekirken dogmatikleşmiştir
Kemalizm kısmen dogmatikken Atatürkçülük revizyonist. Türkçüler Atatürkçüdür ama Kemalist değildir meselâ
Atatürk
O kültür devrimi; yurdun en ücra köşelerine kadar inerek laik, cumhuriyetçi ve aydın bir nesil yaratmayı arzuladı.
Cumhuriyet olmasa, maraba olmak dışında bir seçeneği olmayacak Elbistan'ın köylüsü, Cumhuriyet'in nimetleriyle geldiği makamdan Cumhuriyet'e iftiralar atıyor. Senin hakkın bir öküzün arkasında çit sürüyüp, sabah akşam yufka ekmek arasında bulgur pilavı yemekti en fazla.
Atatürk
Anadolu'ydum insanlığa bir çocuk doğurdum, kan mevsimindeydik adını Mustafa Kemal koydum! Saian
Güneş Dil Teorisi, Türkçenin dünya tarihindeki ilk dillerden biri olduğunu savunan dilbilim teorisidir. Teori, 1930'lu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk tarafından desteklendi ve bizzat geliştirildi, ancak dilbilimciler tarafından kabul görmedi ve kısa sürede önemini yitirdi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ben inkılap ruhunu ondan aldım” dediği büyük şair ve düşünce adamı #TevfikFikret'tir.
Hayatizade Mustafa Fevzi efendi Osmanlı'da bilinen ilk yahudi dönmesi şeyhülislâm. Son dönemde vergi vermeyen askere gitmeyip iyice zenginleşen Yahudileri padişah sürgüne göndermeye karar veriyor. 4.mehmetin doktoru olan ya öldürülecek yada müslüman olacaktı. O da bu can bu bedende olduğu sürece Müslümanım demiş eşi Sara hanımda Fatma ismini almış . Adam 33 dereceli mason. Atatürk bu durumları biliyor din adamlarının secerisi araştırılsın yedinkat müslüman olacak diyor . İlahiyat fakültelerini bunun için açıyor. Yani kriptolari biliyor
Atatürk'ü aşırı Atatürkçüler olumsuz gösteriyor. Dalkavukluk yapacağım diye Kemal Kamunun dizeleri var
Burada erdi Musa burada uçtu İsa
Bülbül burada varsa hürriyet için öter
Ne örümcek ne yosun ne mucize Füsun
Kabe Arabın olsun Çankaya bize yeter
1938 de Faruk Nafiz Çamlıbel
Yürüyor kalbimizin durduğu bir yolda değil
Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun
Ey ilahin yüce davetlisi göklerden eğil
Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun
Atatürk'ün sigara izmaritlerini onun gözü önünde sedef işlemeli bir kutuya koymak isteyen birine ne yapıyorsun beni putlaşturnak mi istiyorsun diye çıkımisıdır
Biz herşeye onun adıyla başlarız. O ki Bu milletin kutbu ulus kimliğimizin banisi ışık adam.
Kemalistler, Solcular yapınca monşer, kokona, Beyaz Türk oluyor, ama Muhafazakar sosyete yapınca, Elhamdülillah kazanıyoruz zekatını-vergisini veriyoruz hiç kimseyi alakadar etmez oluyor. Muhafazakar sosyete dünya malına Kemalistler, Solcular ve Beyaz Türklerden çok daha bağlı.
Bir kâbe gibi cepheye gitmek ve onun çadırı etrafında tavaf etmek istiyorum.
Bütün Türk aleminin bundan başka yöneleceği bir nokta var mı .?
Bütün Türk alemi mi .?
Hayır bütün mazlum insanların diyecektim ..
Başın üste Ay Yıldız, silkeledin cihanı.
Sen yetiştin imdada, dökülende Türk kanı!
Seni anlamak Türklüğü anlamaktır Ulu Başbuğ, rahat uyu!
Yahudi Bilim insanları
1933’de Nazilerin iktidara gelmesinden sonra Almanya’dan Türkiye’ye kaçan musevi bilim adamlarından İstanbul Dişçilik Bölümünü kuran Dr.
Kantaroviçdir
Geometri kitabı
Atatürk'ten sonra Türk toplumu
Politikadan bildiğimiz gibi kararlı kişiler, kararsız, ürkek kişileri etkiler, sürükler. Akılcı olanlar ise bilinçleri sayesinde net tavırlarıyla olaylara hakim olur. O kararlı kişinin müdahalesi ortadan kalkınca çoğunluk içinden geldiği gibi tembelliğe ve sallanmaya devam eder.
ŞAİR YÖNÜ
“İçsem de bir kadeh hayat iksirinden,
Zamansız ayrıldım, bilinsin Fikriye’den.
Bıkmadım ki doyayım o narin ellerinden,
Ümmid-i aşkım saracak seni, cefakâr teninden.”
Atatürk
Atatürk tek birşeyi hesap edemedi. Onlar kuvayı milliyeciydi binlar kuvayı maliyeci. Bunların hepsi hırsız. Atatürk şöyle yaptı böyle yaptı diye aptal aptal konuşuyorlar ya. Atatürk kendine sonrakulerin hırsız olacağını hesapları. Kendi gibi zannettiler
Dünyanın hiçbir yerinde böyle atasözü yoktur.
Devletin mali deniz yemeyen domuz
Bal tutan parmağını yakar
Domuzdan bir tek kıl çekmek sevaptir.
Benim memurum işini bilir
Hepsi hırsızlığı öven şeyler
Bizim millet hırsızı seviyor
Cumhuriyet’i hediye aldığımız için Atamdan kıymetini bilemedik! Haklısınız! Cumhuriyet kazanılırdı, nitekim diğer medeniyetler kazanarak yaşadı.
Mustafa Kemal Atatürk, söyledi.. – İç cephe esastır, dışarısı hikâyedir! Eğer içeride bütünlük varsa; Amerika değil, kimse bize bir şey yapamaz..
İç cepheyi bölen açıklamalar bozguncu propagandadır.
"Bekir Çavuş;
-Biliyorum beyim sen de onlardansın emme.
-Onlar kim?
-Aha, Kemal Paşa'dan yana olanlar...
-İnsan Türk olur da, nasıl Kemal Paşadan yana olmaz?"
Türkiye'nin karanlık semasında Mustafa Kemal adı bir şafak yıldızı gibi parlıyor.
MUSTAFAM :(
"Castro kardeşlere bir noktada acıyorum. Atatürk, ülkesinin ne hale geldiğini görmedi en azından ama bu adamlar gözlerinin önünde mahvolan bir ülkeyle karşı karşıyalar. Tüm hayatlarını feda ettikleri idealleri artık yok olmak üzere. Sanırım en acılı ölüm bu olsa gerek ..."
Atatürk'ün Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine "Atatürk" adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine söyledikleri: "Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih, zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir; fikirleri tercih eder."
Kör bir insan için, rengarenk çiçeklerle dolu bir bahçenin ne anlamı var?
Bir hadım burnunun dibindeki bakireden etkilenmiyor bile.
Bülbül şakıması sağırlar bir şey ifade eder mi?
Bir Kâbe gibi cepheye gitmek ve onun çadırı etrafını tavaf etmek istiyorum.
Bütün Türk aleminin bundan başka yöneleceği bir nokta var mı?
Yaban, Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Hıfzıssıhha Enstitüsü gibi Cumhuriyet değerlerinin kıymetini bilip, sahip çıkarsan, geliştirirsen, Robert Koch Enstitüsü gibi bir kurum haline getirirsen, hastalıklarla başedersin, sağlığını korursun.
Aksi halde, bu saatten sonra anca, bulabilirsen kolonya sürersin!
Atatürk'ü neden severiz. Şapka kanunu çıkardığı için mi tabiki hayır. O o dönemde Türk'e bir devlet kurarak namusunu koruduğu için
Atatürk'ün kendisinden ayrıldık, ama yolundan ayrılmayacağız. Onun bize emanet ettiği Türkiye'yi koruyacağız, yükselteceğiz."
Türklük şuuru yaratmak, aydın yetiştirmek, Türk dilini geliştirmek, tarih bilinci oluşturmak, Anadoluyu millet hâline getirmek, ekonomisi tarıma dayalı toplumda sanayi faaliyetlerinde bulunmak vs. 15 yılda yapılacak şeyler değildi. Bir ömre onca iş nasıl sığdı?
Bazıları Atatürk Atatürk dediğimiz zaman ya bunlar yüzyıl öncesine özeniyor falan diyor. Atatürk'ü sevmek demek yüzyıl sonrasını görmeyi istemek demektir.
LAİKLİK
Laiklik dediğimiz şey Avrupa'dan geldi. Din adamlarının devlet işlerine karışmasın dan bıkan Avrupalılar buldu.
Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine ülkemizi çıkaracak nesiller yetiştirebilmek dileğiyle...
II. Abdulhamit Kıbrısı İngilizlere verir, bu siyasi deha olur. II. Abdülhamid ve diğer Sultanların verdiği Adaları kurtaramayan Ataturk vatan haini olur. Yüzlerce Osmanlı eserini yıkan Menderes Osmanlıcı olur,Osmanlı eserlerini kurtaran Atatürk Osmanlı düşmanı olarak lanse edilir
Mustafa Kemal ATATÜRK
Tarihte Kalmış
Bir Liderin Değil..
Daima Yürünecek Bir İstikametin Adıdır.!
Türkiye’ye ayak basan Batılı yabancıların daha ikinci günde heykelleri, büstleri ve resimleriyle tanıdığı Atatürk. Adını bilen, tanıyan yabancılar Onun insanlara zorla kabul ettirilmiş bir diktatör olduğunu okullarında okumuş olsalar ve buna inansalar da, berber dükkânlarından, turizm acentalarına, taksi durak kulübelerinden, internet kafelere ve manikür-berber salonlarına kadar her yerde aynı adamın resimlerini asılı görünce bunun ancak kişisel istekle yaşatılabilecek bir efsane olabileceğini düşünmeye başlıyorlardı. Bir Batılı’nın artık anlayamayacağı kadar duygusal olan bu bağlılığı önceleri pop şarkıcıları ya da sinema yıldızlarınınkiyle karşılaştırmaya çalışsalar da onlar bir kahramana gereksinmeyi yalnızca buluğ çağlarında yaşayıp, sonra kalplerinden bu duyguyu söküp atmış kültürlerin insanlarıydı
Yorumlar
Yorum Gönder